aikidojo
  Beyni Güclendirme
 

Beyninizi Güçlendirin
Bir hücrenin diğer hücre ile bağlantısı 5-10 bin kadardır. Prof. Russel “The Brain Book” isimli kitabında 1 gr Beynin dünyadaki telekomünikasyon sistemlerinden daha çok bağlantı ihtiva ettiğini belirtmektedir.
1 gr beyinde 100-150 milyon hücre vardır. Yeryüzündeki insan sayısı ise 5-6 milyar. Bu kadar insan birbiri ile aynı gün telefonla konuşmuyor ama insan beyin hücreleri sürekli iletişim halindeler. Masadan bir bardak su almak istediğimizde, kola gelen kaslara gevşeme – kasılma talimatı vermesi, bardağın sertliği, sıcaklığı, ağırlığı, hangi açı ile ağza götürüleceği gibi bir çok işlemler, hangi koordinatlarla hareket edileceğine dair bilgiler beynin işlevidir. Bunlar yapılırken olağanüstü bilgi işlem süreci işler.
Kendisini yenilemiyor
işte böyle harika bir organ kendini yenileme yeteneğine sahip değildir. Diğer beden hücreleri yenilenip değişirken beyin için tek yol kapasiteyi arttırmaktır. Bu işlem de beyin eğitimidir. Beynini iyi bilen ve kullanan kişi başarı ve mutluluğu yakalayacaktır.
bilgileri akılda saklamak
Sizi nöron, sinpps, sindptik bağlantı gibi teknik ayrıntılarla bunaltmadan şunu söyleyebiliriz. insan beyni elektriksel ve kimyasal ileti ile çalışan biyolojik bir bilgisayardır. Hafıza hard disk, zeka mikro işlemci, programda bizim kişiliğimiz ve ruhsal yapımızdır. Elektronik devrelerden oluşan hafızamız o kadar büyük bir kaptır ki orada bilgileri Doğru sınıflandırmamızsa bilgiler kayboluyor ve biz unuttuğumuzu düşünüyoruz. Aslında bilgiler hafızamızda kimyasal harflerle yazılmış fakat biz kullanm ayı bilmediğimiz için unuttuğumuzu düşünüyoruz.

Yakın ve kısa bellek
Yakın ve kısa Bellek dikkatin daha çok elektriksel nitelikte olduğu, orta ve uzun belleğin kimyasal nitelikte olduğu bilinir. Bilgisayarda manyetik partiküllerin “1-0″ şeklinde dizilişi gibi beyinde de hem duygular hem düşünme kimyasal olarak dizilir. işte alzheimer gibi hastalıklarda beynin bu Protein yapısı hasara uğruyor.
beyin Bilgisayar kıyaslaması
Beynin bilgisayarla kıyaslanması beynimizin nasıl çalıştığını en iyi anlamanın yoludur.
INPUT cihazı beş duyunun, ROM sadece okunur hafıza iç organlarımızın nasıl çalıştığı ve otonom faaliyetle ilgili Bellek, RAM rast gele giriş hafızasıdır. ROM’a hiçbir müdahale yapamayız ara RAM’i doğru kullanmamız gerekir.
RAM’de bilgiler iki biçimde saklanır. Kısa dö nemli bellek (CD sürücü), uzun dönemli bellek (HARD DiSK)
beyinde bilgiler nerede saklanır
Her gün sanki veri bombardımanı yaşıyoruz. Beynimiz düzenli bu verilerin arasında bilgi seçer. Beynimizde filtre görevi gören alanlar var. Bu alanlar, önemli-önemsiz bilgileri süzer. Onayladığımız bilgiler belirli alanlara depolanır. beyinin modüler sistemle çalıştığı konusundaki bilimsel tez gittikçe güçlenmektedir. Modülleri kişi kendiside oluşturabilmektedir. En kolay saklanan bilgilerin en çok duyulan ve tekrar edilen bilgi olduğu düşünülürse hafıza bankanız bu tüp bilgiler için bildik yollar oluşturmuştur. Bilgisayar örneğine dönersek bilgisayarda uzun süreli hafızaya dosya eklemeden önce ona özel bir isim veririz. Çok Bilgiyi akılda tutmak isteyen kimse hafızası ile ilgili özel kodlama ve isimlendirme sistemi geliştirmelidir.

Sağ beyin, sol beyin
1981 de Nobel ödülü alan Roger Sperry beynin sol tarafının mantıksal işlevleri, sağ tarafının duygusal, sanatsal işleri yerine getirdiğini öne sürdü. Eğitimle ilgili kavram ve bilgiler beynin sol tarafının işlevi ile ilgilidir. Californiya Üniversitesi’nden Prof. Robert Ornstein “Beynin iki tarafını dengeli kullanabilen insanların kapasitelerinin diğerlerine göre beş katı fazla olduğu” görüşünü savunuyor.
Kötü hafızanın sorumluları
Kötü hafızanın birinci sorumlusu dikkatsizliktir. düşünceyi yoğunlaştırabilen, bir konuya konsantre olacaktır. insanlar bilgileri zihinlere kazırlar. Dikkat edilmeden dinlenen bilgiler kuma yazılmış gibidir hemen silinir.
Kötü hafızanın ikinci sorumlusu öz güven azlığıdır. insan beyninde biyolojik bir saat vardır.Eğer o saate bilerek ve irade ederek sabah 07.00’de kalkacağınızı söylerseniz,öyle programlamış olursunuz. Sabah 07.00’de kalkmanız kesinleşir. Kolumuzdaki saate güvendiğimiz kadar hafızamıza güvenirsek, o bizi yanıltmaz.
Kötü hafızanın üçüncü sorumlusu önem vermemektir. Unutulan bilgiler genellikle o kişi tarafından önemsenmeyen, bilgiler olacaktır. Unuttum demek mazeret olmaz, çünkü o konuya önem vermediğiniz anlamına gelir.
Kötü hafızanın bir sorumlusu da, akılda tutma tekniğini bilmemektir. Örnek vermek gerekirse, araba, kuş, mavi, lale kelimelerini akılda tutmak istiyorsanız doğrudan ezberlerseniz aklınızda kalmayacaktır. “Mavi bir arabanın üzerindeki kuşun, ağzında lale var” şeklinde ezberlerseniz bunu asla unutmazsınız.
Kötü hafızanın bir nedeni de duygusal boyutunun ihmal edilmesidir. Bir tiyatro sanatçısı rolünü ilk öğrenirken heyecanları da tekrar eder, böylece rolünü tam uygular. ilk öğrenirken heyecan ile kelimeleri beraber öğrenirse kolay unutmayacaktır. Merak dürtüsü duygusal gücü arttıracaktır. Bunun için; Merak ilmin hocasıdır, denilmiştir.
Kesinlikle unutmamam gerekir denilen bilgileri not alın. Bundan 1400 yıl önce Hz. Peygamberimiz unutmamak için “Sağ elinizden yardım isteyin” demişti. Aldığınız nottan tekrar ederseniz, özellikle 2-3 Ayda bir yapılan tekrar sonunda bilgiler, kalıcı hafızaya işlenecektir.
Kötü hafızanın önemli bir sebebi bilgilerin kullanılmamasıdır. zihinsel uyarıcıların çok olduğu, bilgilerin tekrar edildiği bir beyinde unutkanlık olmaz. insan beyni “kullan ya da kaybet” kuralı ile çalışır.
insan beyninde kalıcı hafızaya yazılan hiçbir bilgi silinmez. protein şifreleri olarak yazılıdır. beyin ameliyatı esnasında yarı bilinci açık hastanın beyin kabuğu elektrikle uyarıldığında, çeşitli bilgileri anlatmaya başlar. Yaşadığı doğum sancısını, bildiği şiirleri okuyabilir.
Demek ki hafıza özel bir biyonik cihazdır. iyi kullanarak onu iyi bilgilerle doldurabiliriz.
Beynimizi güçlendirmek için -Beynimiz kalbimiz midemiz gibi bir organımızdır. Oksijen ve gıdalarla beslenir. Beyni hastalık öncesi korumak koruyucu tıp açısından çok değerlidir.
Beynimiz ağırlık olarak vücudun %2’si olduğu halde vücuda gelen Oksijenin % 20’sini şekerin büyük bölümünü tükettiği bilinmektedir. oksijen oranı şehir atmosferinde %18-19’ a düşmektedir. Doğal ortamda % 20-21’dir. O halde beynin birinci koruması bol oksijenli doğal yaşama önem vermektir. Çevre kirliliği hafıza zayıflamasının ilk sorumlularındandır. Temiz hava beyin sağlığı için ilk şarttır.
ikinci şart spor ve yürüyüştür. sporun özellikle hafta bir yapılan terletecek sporun beyinde morfin benzeri maddeler salgılayarak anti stres etkisi yaptığı artık bilimsel olarak gösterilmiştir.
Üçüncü şart beyinde mutluluk hormonu salgılatan olumlu hayat felsefesinin yaşam tarzı olarak seçilmesidir. sevgi duygusunun güçlendiği dolayısıyla korkunun azaldığı, güven duygusunun geliştiği pozitif yaşam felsefesini öğrenmek ve uygulamak hiç zor değildir.
Dördüncü şart doğru beslenmedir. beyin kan şekerini doğrudan kullanır. kan şekerimizi düşürmememiz gerekir. Bunun için serbest radikal giderici antioksidan, hücre yenileyici özellikteki taze sebze ve meyve favori gıdamız olmalıdır. E ve C vitamininde zengin gıdalar beyin hücre yıpranmasını önler. Çayın özellikle yeşil çayın tüketilmesi beyin sağlığı için yararlıdır. beyin için gerekli vitamin, mineral, oligo Elementleri çokça sağlayan Bal, ceviz, fındık, çörekotu, badem karışımını her sabah bir çorba kaşığı alırsanız güne daha sağlıklı başlamış olursunuz


2- Beyin bakimi hakkinda bilmeniz gerekenler 


Sinir sisteminin ve vücut fonksiyonlarinin devamliligi için temelini olusturan en kompleks organimizdir. Bizleri hayvanlardan ayiran ana özellik beynimizin onlardan daha gelismis olmasidir. 


Beyin 


Sinir sisteminin ve vücut fonksiyonlarinin devamliligini yöneten en kompleks organimizdir. Beynin isleyisine dair bir çok sey hala bilinememektedir. 

Bizleri hayvanlardan ayiran ana özellik beynimizin onlardan daha gelismis olmasidir. Bu fark özellikle ön beyinde belirgindir. 

Topluigne basi büyüklügünde bir beyin dokusu, yaklasik 5 milyon hücre ihtiva eder. 

Beynin sol tarafi,vücudun sag tarafindaki istemsiz kaslari,sag tarafi ise sol taraftaki istemsiz kaslari kontrol eder. 

Her saniye beynimize ulasan 100 milyon uyaridan sadece 100 tanesinin beyin kökümüze ulasmasina izin verilir. Bu kontrol saglandigi içindir ki, ayakkabilarinizin ayaginiza temasi ya da saçinizin cildinize degdigi sirada hissedilenler gibi konular hakkinda her an bilgilendirilmemis olursunuz. 

Beynin sol tarafi; dil kullanimi,sayilar,ilmi çalismalar ve degerlendirmelerle,sag tarafi ise sanat,müzik,hayal kurma,sezgi ve üç boyutlu formlarin anlasilmasi ile iliskilidir. Bu nedenledir ki bilim adamlari için “sol beyin insani”,artistler gibi yaratici insanlar için de “sag beyin insani” gibi tabirler kullanilir. 

Beyin fonksiyonlari 18-23 yaslarinda artar, 40 yasindan sonraysa hizla azalir. Günde 10 bin hücre ölüyor. Ama 65-70 yasina kadar ölen hücrelerin sayisi toplam hücrelerin ancak yüzde 5'ine ulasabiliyor. Demek ki beyne hücre takviyesi oluyor. Bizim (kök hücreler) dedigimiz hücreler var. Bunlar beyin hücresine dönüsebiliyor. Her beyin hücresi öldügünde, bellek depolama, yeni bilgileri alma ve ögrenmede zayiflama olusuyor. Eger beyin hücrelerimizi çalistirirsak, 60 yasinda, bir gencin beyni kadar aktiviteye sahip olabiliriz.” 

1 gr beyinde 100-150 milyon hücre vardir. Yeryüzündeki insan sayisi ise 5-6 milyar. Bu kadar insan birbiri ile ayni gün telefonla konusmuyor ama insan beyin hücreleri sürekli iletisim halindeler. Masadan bir bardak su almak istedigimizde, kola gelen kaslara gevseme-kasilma talimati vermesi, bardagin sertligi, sicakligi, agirligi, hangi açi ile agza götürülecegi gibi bir çok islemler, hangi koordinatlarla hareket edilecegine dair bilgiler beynin islevidir. Bunlar yapilirken olaganüstü bilgi islem süreci isler. 

Iste böyle harika bir organ kendini yenileme yetenegine sahip degildir. Diger beden hücreleri yenilenip degisirken beyin için tek yol kapasiteyi arttirmaktir. Bu islem de Beyin egitimidir. Beynini iyi bilen ve kullanan kisi basari ve mutlulugu yakalayacaktir. 


Beslenme ve beyin sagligi iliskisi 


Beynimizin fonksiyonlarini gerçeklestirmesi için, oksijen ve gidalarla beslenmesi gereklidir. Özellikle uzun süren beslenme bozukluklari sinir sistemi üzerinde olumsuz etkiler birakmakta ve beyin büyüklügünü, hücre sayisini ve sinir hücrelerinin gelisimini engelleyerek, beyinde kalici hasara neden olabilmektedir. 


Yedigimiz besinlerin insanin hafiza, zeka ve konsantrasyon gücü üzerinde çok önemli bir etkisi vardir. 

Beynimiz, oran olarak vücudumuzun küçük bir bölümünü (%2-3'ünü) olustursa da, yiyeceklerle alinan enerjinin ortalama % 30'unu harcar. 


Hafiza ve zeka gelisimi açisindan bazi besin kaynaklarinin digerlerine göre önemi çokdaha fazladir. Örnegin bunlarin arasinda B vitaminlerini içeren yiyecekler birinci sirada gelmektedir. Beyin gelisiminde özellikle B grubu vitaminler yaninda demir, çinko, iyot gibi mineraller etkilidir. 


"B" vitaminlerinin beyindeki önemli reaksiyonlarin gerçeklestirilmesindeki payi zihinsel potansiyel açisindan hayati öneme sahiptir. Ayrica B vitaminleri beyni strese karsi da korumaktadir. 

Beyin için enerji üretimine büyük katkisi olan B vitaminlerinin eksikligi yorgunluga, hafiza ve zeka performansinin zayiflamasina neden olur. Beynin ihtiyaci olan B vitaminlerinin yeterince alinmasi halinde zihinsel fonksiyonlarda; ögrenme ve hafiza gücü, konsantrasyon, hizli düsünme, sözel yetenek ve akicilik, uyaniklik, yaratici düsünme, enerjik hissetme gelismelerin oldugu açikça hissedilmektedir 

Kuru baklagiller, kirmizi et, ayçekirdegi, balik, yogurt, süt, peynir, yesil yapraklisebzeler, tavuk eti, hindi, yerfistigi, muz, kavun, brokoli, ispanak, domates, yumurta, kavun ve enginar kombinasyonlari B grubu (kompleks) vitaminlerini garanti eden besin kaynaklaridir. 


Demirin beynin beslenmesi için hayati bir önemi olup beyne oksijen tasinmasinda çok önemli bir rolü vardir. Özellikle oksijenin beyne tasinmasi ve beyin tarafindan kullanilmasini saglayan kandaki hemoglobin ve alyuvarlarin olusumunda demire ihtiyaç vardir. Daha kisa bir ifadeyle beynin temel enerji kaynaklarindan biri olan oksijenin beyne tasinabilmesi için demire ihtiyaç vardir. Dolayisi ile diyetimizde mutlaka demir içeren yiyecekler bulundurmaliyiz. 

Tüm kirmizi etler, kuru baklagiller, koyu yesil sebzeler, domates ve pekmez demir açisindan zengin olan yiyeceklerdir. 


E ve C vitamininden zengin gidalar beyin hücre yipranmasini önler. 

C vitamini demirin yiyeceklerden emilmesini kolaylastirir. Bundan dolayi demir içeren yiyeceklerin "C" vitamini içeren, örnegin turunçgiller, kivi, domates, patates, karnabahar, brokoli, kavun, çilek, incir, kirmizi ve yesil biber gibi besinlerle birlikte alinmasinda fayda vardir. Bunun yaninda kafein içeren içecekler ise demirin emilmesini engellemektedir. 

"C" vitamininin yaninda "E" vitamininin de antioksidan olarak beynin etkin ve verimli kullanilmasina büyük katkilari vardir. 

Bitkisel yaglar, yerfistigi, ayçekirdegi ve bugday E vitamini açisindan zengin besinlerdir. 


Beyin kan sekerini dogrudan kullanir. Kan sekerimizi düsürmememiz gerekir.Bunun için serbest radikal giderici antioksidan, hücre yenileyici özellikteki taze sebze ve meyve vazgeçilmez gidamiz olmalidir. Çayin özellikle yesil çayin tüketilmesi beyin sagligi için yararlidir. 


Beyin için gerekli vitamin,mineral, oligoelementleri çokça saglayan bal, ceviz, findik, çörekotu,badem karisimini her sabah bir çorba kasigi alirsaniz güne daha saglikli baslamis olursunuz. 


Sigara ve alkol beyin hücrelerini öldürür ! 


Sigara 

Sigaranin beyin hücrelerini tahrip ettigi ve yeni hücrelerin üretilmesini durdurdugu yapilan arastirmalar sonucunda kanitlanmistir. 


Beyin tümörlerinin % 99'u, beyin kanamalarinin % 85'i sigara kaynaklidir. Bunlarin sonucunda kaslarda kuvvet azalmasi ve felç gibi sonuçlar ortaya çikar. 


Sigara içenlerin vücuduna % 15 ila % 33 daha az oksijen girmektedir. Sigaranin içindeki karbonmonoksit kandaki oksijeni yok eder. 

Bu da öncelikle beyinin, kalp ve damarlarin tahribatina yol açarak beyin damarlarinda daralma ve tikanmalar meydana getirir. Ayrica bu duruma bagli olarak zihinsel ve bedensel yorgunluk ortaya çikar. 

Sigara içen kisilerdeki beyin-damar hastaligi (inme gibi) riski, içmeyenlere göre 4 kat yüksektir. 

Dudaklarimiza dumanin degdigi andan itibaren 8 saniyede beyne ulasan nikotin, her nefes sigara çekiminde yaklasik 50 bin beyin hücremizin ölümüne sebep olur. Ve bu ölen hücreler asla yenilenmez. 

Nikotin beyin hücrelerini etkileyerek bagimliliga yol açar. ( sigara içmeyi deneyen her 4 kisiden üçü sigara bagimlisi olmaktadir.) 

Yapilan arastirmalar tütündeki üç yüze yakin radyoaktif maddenin baslicalari olan, kursun ve uranyumun türevi olan polonyumun, radonun beyin hücreleri disindaki hücreleri de tahrip ettigi belirtilmistir. 


Alkol 
Alkole bagli beyin hasari, asiri alkol tüketimi sonucu beyinde olusan fiziksel hasardir. Hasarin derecesi yas, cinsiyet, beslenme ve kisinin belli karakter özelliklerinin yani sira, alkol tüketiminin miktari ve sekline de baglidir. 

Asiri alkol kullananlarda, vücut vitaminsiz kalacak ve özellikle B vitaminin eksikliginden kaynaklanan hastaliklar baslayacaktir. Alkol tüm zihinsel fonksiyonlara zarar vermektedir. Yapilan tüm beyin hücreleri arastirmalari, alkoliklerin beyin hücrelerinin, normale oranla çok daha hizli bir sekilde yok oldugunu, hatta "hücre deposunun" zamanla tamamen bosaldigini ortaya koymustur. Bu durumda hastanin hemen hemen tüm zihinsel faaliyetleri durmaktadir. 

Bellek zayifligi, alkole bagli beyin hasariyla ilgili en yaygin sorunlardan birisidir. Alkole bagli beyin hasari düsünme ve bellek yeteneklerindeki degisikliklerle ilgilidir. Kisilerin ögrenme ve iletisim kurma becerilerini etkiler. 

Alkole bagli beyin hasari kisilerin günlük yasamdaki düsünme ve davranis biçimlerini etkiler. Endise, stres ve durumun üstesinden gelmede yetersizlik hisleri yaygindir. 


Normal olarak bir insan beyninde, milyarlarca sinir hücresi (nöron) bulunur. Bu hücrelerin bir özelligi dogumdan sonra, ölüme kadar sayilarinin sabit kalmasidir; yani sinir hücreleri dogumdan sonra sayica çogalmazlar. Iste, yukarida bahsedildigi gibi, beyindeki kilcal damarlari tikayip hücrelerde ölüme sebep oldugu gibi, beyinde de ayni neticeye sebep olmaktadir. 

Ilk kadeh içki dahi, beyinde bazi kilcal damarlarda tikanmaya, dolayisiyla da birkaç bin sinir hücresinin oksijensizlikten ölümüne yol açmaktadir. Bu içki aliskanligi devam ederse, alkol, beyinde telafisi kesinlikle mümkün olmayan milyonlarca sinir hücrelerinin ölümüne yol açacaktir. 

Alkol miktari arttikça kandaki oksijen azalmakta ve beyin ihtiyaci olan oksijeni temin edemedigi için islevlerini yavas yavas kaybetmeye baslamaktadir. Alkol etkisi ile kisi saldirganlasmakta, bazen de uyku hali ve uyusukluk baslayarak kurallara uymamakta ve fren, vites ve direksiyonu zamaninda geregince kullanamaz duruma gelmektedir. Hiz tahminleri ve hiz karsilastirmalari azalmakta ve hatta hizin korku veren etkisinden uzak kalarak hizi çekici bulma tutkusu baslamakta, mesafe tahmini sifira inmektedir. 

Alkol,beyin hücrelerini öldürür. Uzun süreli içki kullanan alkolikler hafiza kaybi, halüsinasyonlar ve paranoya tehlikesi altindadir. 


Diger risk faktörleri 

Agir metaller 
Beyin ve merkezi sinir sistemi için en zararli maddeler kursun, civa, kadmiyum gibi agir metallerdir. Bu maddelerin bulastigi gidalari tüketenlerde özellikle çocuklarda zekâ geriligi, sersemlik ve davranis bozuklugu gözlenir. 

Agir metaller, atik su civarinda yasayan baliklar, trafigin yogun oldugu bölgelerde otlayan hayvanlar veya oralarda yetisen meyve ve sebzelerle vücuda girebilir 


Benzen, civa, kadminyum, kursun, krom, hidrokarbon gibi agir metaller refleks bozukluklari ve bas agrisini da içeren çesitli sinir sistemi bozukluklarina neden olmaktadir. 

Enfeksiyonlar 

Menenjit, ensefalit, beyin apseleri, nörosifiliz, AIDS ve ates yüksekligi ile giden tüm enfeksiyonlar beyin sagligini olumsuz etkilemektedir. 

Bazi ilaçlar 

Antidepresanlar, çogu antipsikotikler, antihistaminikler, sedatifler özellikle yüksek dozlerda alindiginda olumsuz sonuçlar dogurmaktadir. 


Travma ve darbeler 

Beynin sik sik darbeye maruz kalmasi mikroskobik hasarlara neden olabilmektedir. . Görünürde bir morarma ya da yara olmasa bile beyne gelen her sert darbe sinir baglantilarinda mikroskobik hasarlara neden olur. sürekli beyin darbesi almak serebral atrofiye neden olabilir. 

Beyin ,kafatasi boslugunu tamami ile doldurur.Beyindeki bir damarin yada beyin zarlarinin yirtilmasina yol açan ciddi yaralanmalarda kafa içi hematom(birikmis kan)gelisir ve bu ödem betine basi yapar.Kanama beyin içinde çok hizli oldugundan ,hastanin nörolojik durumu çok hizli ,dakikalar içinde kötülesir. 



Stres 

Beyin hücrelerinin ölümündeki en önemli etken olan stres bir takim zararli kimyasal elektronlar olusturarak, bunlarin beyin hücrelerine yapismasina neden olmaktadir. 



Beynimizi korumak ve gelistirmek için; 

Dengeli ve yeterli beslenin. Hafiza ve zeka gelisimi açisindan temel besin kaynaklarinin yeterli oranlarda alin. Her gün yeterli miktarda su için, B vitaminlerini içeren gidalardan bol bol tüketin. E Vitamini, hem felç,hem de kalp krizi riskini azaltir. E vitamini içeren kuru yemislerden yeterli oranlarda tüketmeye çalisin. Boron ve çinko içeren gidalardan tüketin. Hindi,tavuk,dana eti ve balik gibi proteinli gidalardan bol bol almayi ihmal etmeyin. 
Stresten mümkün oldugunca uzaklasin ve stresle bas etme yollarini ögrenin. 

Beyninizi darbelerden koruyun, spor yaparken darbelerin beyinde olusturabilecegi hasarin bilincinde olarak gereken tedbirleri alin. 
Beyin kaslarimiz gibi çalistikça güçlenmektedir, bu nedenle beyin egzersizleri yapin . Özellikle düsünce gücü ve planlama gerektiren mesguliyetler bulun. Bu tip aktiviteler beyne kan akisini hizlandirir ve oksijen banyosu yaptirir. Zihninizi, oyunlar,yaraticiliginizi kullanabileceginiz aktiviteler ve okuma ile mesgul edin. Beyninizde ne kadar çok degisik bölümleri aktive edebilirseniz, o kadar çok sinir baginin harekete geçmesini saglarsiniz ve beyniniz daha esnek ve kompleks konularda çalisabilir duruma gelir. 

Kendinizi tek bir aktiviteye bagladiginiz zaman, beyninizin diger bölümlerini ihmal etmis olursunuz. Isinizin de size sürekli yeni seyler düsündüren ve problem çözme yeteneginizi arttiran bir is olmasini tercih ederseniz, beyin sagliginiz açisindan daha iyi olur. Çalismayan beyin hücrelerini çalisir hale getirirsek 60 yasinda bile bir gencin beyni kadar aktiviteye sahip olabiliriz. 

Egzersiz yapin çünkü egzersiz beyne sadece daha fazla sadece oksijen ve kan akisi saglamakla kalmaz, ayni zamanda beynin gidasi olan glikozun (sekerin) da beyne daha fazla gitmesini saglar. 
Yüksek kan basinci, beyin dokularinizi yipratabilir. 

Yüksek tansiyonlu kisilerde beynin beyaz maddesi daha az bulunmustur. Bu doku kaybi, kisa süreli hafiza kayiplarina,konusma ve yön tayin edememe problemlerine ve bilginin daha yavas islenmesine neden olabilir. O nedenle asiri tuz kullanmayin,doymus yaglardan uzak durun, kilonuzu kontrol altinda tutun. 

Sigara ve alkol beyin hücrelerini hizli bir sekilde yok etmektedir.Sigara ve alkolden uzak durun. 

Kahve tüketiminizi sinirlayin, daha çok uyumaya çalisin. Kahve aliskanliginiz varsa yavas yavas azaltin. Sabah enerjisini en iyi saglayan sey,dengeli beslenme ve yeterli uykudur. Ortalama olarak 8 saat düzenli uyku almayi aliskanlik haline getirmis bir kimse, sabahlari alarma gerek duymaksizin kendi kendine uyanabilir. 

Zihinsel yorgunluga sebep olan ilaçlardan uzak durmaya çalisin. Bunlara örnek vermek gerekirse sinüs problemleri, alerji, bas agrilari ve soguk alginligi tedavisinde kullanilan anti-histaminikler,gençlerde migren tedavisi için kullanilan bazi yüksek tansiyon ilaçlari,ibuprofen ve kodein gibi agri kesiciler,bazi bulanti ve öksürük ilaçlari sayilabilir. 


Kaynak : Medibul.com - health Resources and Information. This website is for sale!
 
  Bugün 8 ziyaretçi (37 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=